Kırklareli
24 Nisan, 2024, Çarşamba
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$

21 Mart Dünya Ormancılık, 22 Mart Dünya Su Gününde ISTRANCALAR

20 Mart 2024, Çarşamba 12:38

 

 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2012 yılında orman kaynaklarının önemini vurgulamak amacıyla 21 Mart tarihini “Dünya Ormancılık Günü“,  1993  yılında  22 Mart tarihini Dünya Su Günü,  ilan etmiştir.

2024 yılında 21 ve 22 Mart Dünya Ormancılık ve Dünya su gününde Ormanlarımız ve sularımızın durumu

Ormanın sesi, suyun rengi değişti.

Ormanların sesinin değişmesine neden  tahribatlar, adına yatırım denen projelerle her geçen gün çoğaldı, çoğalıyor. Yağmuru beklerken, Ormanlarımıza, tarım topraklarımıza her gün yeni projeler yağıyor. Yağmur gibi gelen  Projeler artarken Ormanlar alanları daralıyor. Ormanlar daralmaya başladı. Buralarda yaşayan canlılara da  da daral gelmeye başladı.

Ormanlar, bitki ve hayvan türleri için kritik yaşam barınma ve üreme alanlarıdır. Ormanlarda yaşayan türler, orman sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar.

Ormanlık habitatlarda meydana gelen  parçalanma ve değişiklikler, onlara bağlı olan türlerin yok olmasına yol açıyor.

Ormanın temel fonksiyonları olan oksijen üretimi, su kalitesini artırması, toprağın yüzeysel akışını durdurması, karbon yutak alanı olması, yaban hayatı için yaşam alanı olması gibi fonksiyonlarını yerine getiremeyecek olması durumları göz önünde bulundurulduğunda, orman bütünlüğüne zarar verecek projelerde bilim inanlarının uyarılıları dikkate mutlaka alınmalıdır. Selden korkuyorsanız ormanı koruyup ağaç dikeceksiniz. Ormanlar odun deposu ve vahşi  madencilik alanı değildir.

Ormanlar yok olurken, orman köylüsü de geçimde ve yaşamda acze düşüyor. Oysa, Anayasa’nın 170’inci maddesinin orman köylüsünün kalkındırılmasını esas alan bir düzenleme olduğu, Bu düzenlemeye istinaden 6831 sayılı Kanunundaki maddeler ile orman köylüsüne çeşitli imtiyazlar tanındığı, Anayasal güvence altında olan orman köylüsünün geçim ve yaşam alanlarını yok eden projelere dur denmelidir.

 Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirler alınması gerekmektedir.

Ormanların  korunması su güvenliğimiz için de önemlidir.

Ormanlar, dünya çapında temiz ve bol miktarda su sağlamak için kritik öneme sahiptir. Sağlıklı ormanlar suyu filtreler, erozyonu azaltır, yağışları düzenler, yeraltı suyu alanlarını  doldurur ve kuraklık ve sellerin etkilerine karşı tampon görevi görür.

Su varlığı çevre sağlığı ve gıda güvenliği açısından da ayrıca büyük önem taşımaktadır.

Tahribata uğramış orman alanları  suyu düzgün bir şekilde filtreleyemez. Buna bağlı olarak yaşamını sürdürebilecek ı olan topluluklar için su rejimini  düzenleyemez.  Erozyon, sel ve heyelan  riskleri artar..

Dünya orman gününde Istrancaların iki yakasında yaşananlara bakacak olursak:

Bulgaristan tarafındaki Istrancalarda  hayvanlar orman içinde dolaşırken, bizim tarafta maden işletmelerine ait kamyon ve iş makinaları dolaşıyor. Bir tarafta hayvanlar, bir tarafta kamyonlar dolaşıyor.

 Dünya su gününde   Istrancalardan iki örnek verelim.

Bulgaristan Istarnca Park Bulgaristan 'ın en büyük korunan bölgesi, aynı zamanda ülke topraklarının % 1' unu kapsayan en büyük Bulgaristan Doğal Parkıdır. Biyosfer rezerv alanıdır. Bulgaristan Istrancaları 1161 Km2 ,Türkiye Istrancaları 1970 Km2 dir

Günümüzde ülkemiz  Istrancalarında   geri dönüşü olmayacak    yıkım yaşanıyor. Karşıda dikkat “DİKKAT HAYVAN ÇIKAR” yazarken, Türkiye tarafında ise “DİKKAT KAMYON ÇIKAR “ yazıyor.

Aynı ormanın bir tarafında HAYVAN, bir tarafında KAMYON çıkıyor.

 DAĞIMIZDA ORMANIMIZDA EKO KIRIM YAŞANIYOR      Deyim yerindeyse TAŞ DEVRİ ni yaşıyoruz.

Istrancalarda İki nehir. Biri Veleka-Diğeri Ergene. İkisi de Türkiye Istrancalarından doğuyor. Biri Bulgaristana akıyor. Diğeri Türkiye sınırlarında   akıyor. Veleka Nehrinden SU , Ergene Nehrinden SIVI akıyor.

Veleka’da balık tutulup, tekne gezileri yapılırken, Ergene de canlı yok. Nehir kenarında yürümek bile imkansız hale geldi. Veleka nehri ve çevresi biyosfer rezervi. Koruma alanı.

Nehrin birinin kaderi içindekileri ve çevresindekilere yaşam kaynağı olmak, Diğerinde ise içindekileri ve çevresindekilere ölüm saçmak.

Her planı, her projeyi mevzuata, genelge ve yönetmeliklere göre yapsanız da,  ÇED olumlu, ÇED gerekli değil,  deseniz de, Doğa bu planlardan anlamaz. Su akar yolunu bulur der.. Su yoluna yaptıklarınızı yok eder, geçer gider.

            İğneada da Eylül 2023 te meydana gelen selde 6 canımızı kaybettik. Orman içinde, dere yataklarına bilimsel esaslara dayanmayan bu projeler can alıyor.

Biz dünyayı bir an ferahlayınca nefes alınca  hatırlıyoruz. Ormanlık alanlarda, su kaynakları kenarına gidince  “Oh be dünya varmış “ diyoruz.    Tahribat bu şekilde devam ederse orman ve sularımız için son defa söylenecek bir söz kalıyor.  “bir varmış, bir yokmuş” demeye az kaldı. Her şeyi yok etmeden, kalanları koruyarak, geleceği kurtarmak belki mümkün olur.

            Trakya ülke topraklarının 33 te biri. Yani %3 lük bir kısmı. Ancak ülke nüfusunun Yaklaşık %20 si burada yaşıyor.   

          TV lerde hava durumunda  “Balkanlardan gelen, soğuk, sıcak, yağışlı, karlı v.b. yurdu etkisi altına alacaktır” deniyor. Istrancaları kaybedersek, İstanbul’un nefes borusu yok olacak. İçtiği suyu yok olacak. Çünkü İstanbul’a su ve hava Istrancalar üzerinden gidiyor.

    Yaradan  o kadar cömert davranmış ki.  Yarattığı bu zenginlikleri, ormanı suyu havası ve bereketleri toprakları  miras yedi gibi yok ediyoruz.

Müthiş bir biyoçeşitliliğe sahip ıstrancalarda, çöl ve buzul ekosistemleri dışında Dağ,dere,deniz, göl, orman, mağara, kumul gibi   tüm ekosistemler burada.. Ayrıca bunların yanında longoz (subasar) ormanları var. Avrupa ve Asya’nın en büyüğü ilimiz sınırlarında. Bu ekosistemlerin var olduğu coğrafyada deyim yerindeyse EKO-KIRIM yaşanıyor.

Istrancaları hem temiz hava, hem temiz su hem de yaban hayatının devamı için her türlü yapılaşmadan ve baskıdan uzak tutmak, korumak için geç olmadan adım atılmalı, ormanlar ve su havzaları  “kesin korunacak hassas alan “ topraklar ise “tarımsal sit” ilan edilmelidir.

            Bu arada 31 Mart 2024 te  yapılacak seçimde adayların kaçının gündeminde olacak izleyeceğiz.

            Ne yaptılar, ne yapacaklar çözüm önerileri nedir, hangi çalışmaları yaptılar, bu konuda yapılan hangi çalışmada yer aldılar? İzlemeye devan edeceğiz.

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum