19 MART 2025 OPERASYONU SİVİL BİR DARBE MİDİR?
26 Mart 2025, Çarşamba 13:34
Siyasal İslamcı AKP ve onun lideri Erdoğan;31 Mart 2024 yerel seçimlerininde toplumsal desteğini büyük ölçü de yitirdi. Artık rıza üretemiyor ve toplumunu yönetemiyorlar. Çeyrek yüzyıla yaklaşan iktidarlarında nüfusun %20. servetin ve gelirin %75’ine sahip. Türkiye gelir dağılımında dünyanın en kötü gelir dağılımına sahip ülkelerin başında yer alıyor. Toplumun %70’i açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamını sürdürüyor. Öte yandan Siyasal (politik) İslamcılar Cumhuriyet’in tüm kazanımlarını tasfiye etmiş ve ülkeyeyi teokrasinin hüküm sürdüğü İran, Afganistan, Malezya … benzeri bir ülkeye dönüştürmeye çalışıyorlar. Siyasal İslamcılar yaklaşık çeyrek yüzyıl sürede inşa ettikleri bu yapıyı sürdürülebilmek için, uzun süredir, Anayasayı ve yasaları askıya aldılar. Yasalar sadece muhalifleri cezalandırılmak için var. Muhaliflere “düşman hukuku” uygulanıyor! Türkiye’yi getirdikleri bu duruma itiraz edenleri, ya hadini bil artık yeni Türkiye var diye susturuyorlar ya da terörist diye yaftalıyorlar. 18 Mart’ta İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve 19 Marta’ta İmamoğlu’nun gözaltına alınma biçiminin görüntülerini bizler 12 Mart'tan, 12 Eylül'den ve Ergenekon operasyonlarındaki görüntülerdir.İstanbul gibi bir mega kentin Belediye Başkanının TOMA larla evinin basıp almak ne ile izah edilebilir.*.Daha bir ay önce İmamoğlu Savcılığa gidip ifade vermiş aynı yöntem mümkün iken kaçma şühesi ile gözaltına alınma biçimi demokrasi ile izah edilemez.
Halkta bu görüntilere karşı sokağa çıkıp Cumhuriyet tarihinin en büyük direnişini yapmıştır.Bunu gören iktidar şimdilik Kayyumdan vaz geçip İmamoğlu ve ekibinden bir kısım insanları cezaevine göndermiştir.
Mahkeme süreçleri tam skandala dönüşmüştür.Yandaş basın söyledikleri bir algı operasyonu değilse mahkemelerinin sonuçları da önceden yandaş basın tarafından ne söylendi ise süreçte böyle gelişti.En komik olandalardan biri Savcı mahkemeye sevk ederken 20 sayfalık gerekçeli kararı 20 dakikalık bir zaman içerisinde mahkemeye sunmuştur.Bu süreç sadece kişilerin mağduriyeti değil hukuka olan güvende büyük yara almışır.İslamcı AK partinin bu yaptıklarının siyasi sonuçları olduğu kadar ekonomik sonuçları da olmuştur.Mehmet Şimşek'in 1 yılda halkın gırtlağına sarılarak topladığı 46 milyar dolar para bir gecede piyasadan çekildi.Bu da döviz yükselmesine, Borsanın inişine sebep olmuştur.Dövizin yükseleşini durdurmak için Merkez Bankasından 22 milyar dolar döviz satışı yapılmıştır.Yabancı sermaye güvensizlikten dolayı 30 milyar dolar olan dövizi çekip ülkemizi terk etmiştir.AK Parti hükümeti bir rakibini siyasetten yok etmek isterken ekonomik olarak halkı da fakirleştirdiler.Halkımızın ve gençlerimizin bu hukuksuzluğa karşı çıkmasının rahatsız olarak yandaş kanallarla, yalan haberlerle yaşanan gerçekleri ört bas etmek istiyorlar ama bilsinler ki tencere bütün iktidarların belalısı olmuştur.Ak Parti suçu kimsede değil boşalttığı tencede aramalıdır.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum