Kırklareli
04 Nisan, 2025, Cuma
  • DOLAR
    30.71
  • EURO
    32.91
  • ALTIN
    1967.5
  • BIST
    8994
  • BTC
    49397.326$
YouTube Video Otomatik Oynatma ve Ses Ayarlama

TÜRKİYE BASKIN BİR ERKEN SEÇİME GİDİYOR!   

22 Şubat 2025, Cumartesi 14:46


 Devrimci Laik Cumhuriyet’in 80. Yılında iktidara gelen Siyasal İslamcı AKP, 1946 yılında başlayan “soğuk savaş” döneminde uygulama alanı bulan  “yeşil kuşak” politikalarının ürünüdür. Başka bir söylemle Siyasal İslamcı AKP bir “soğuk savaş” dönemi imalatıdır!  Çeyrek yüzyıla yaklaşan iktidarları döneminde Siyasal İslamcı AKP ve onun lideri Erdoğan; Cumhuriyeti’nin tüm kazanımlarını tasfiye etti. Tasfiye ettikleri Laik Cumhuriyet’in yerine epey mesafe almış olmalarına rağmen henüz hedefledikleri  “teokratik” bir rejim de  kurabilmiş değiller. Kurabilmeleri de mümkün değil. Çünkü tarihsel ve entelektüel birikimleri ile 300 yıldır bu topraklarda süren Osmanlı-Türk Moderleşmesi’nin birikimi buna engel!   2002 yılında iktidara geldiklerinde dünyada para bolluğu vardı. Buna bir de buna 24 Ocak kararlarından   bu yana özelleştirilemeyen KİT’ler, Siyasal İslamcıların en büyük şansı oldu. İşte Siyasal İslamcılar Çeyrek yüzyıllık iktidarında  Cumhuriyet tarihinin iki katı kadar Türkiye’yi borçlandırdılar ve Cumhuriyet’in ekonomik birikimlerini  özleştirdiler.  Dış borçlardan ve Özelleştirmeden gelen kaynaklar üretime yönlendirmediği gibi adeta yandaşlarla yağmalandı.  AKP kendi burjuva sınıfını yarattı. Öte yan Siyasal islamcılar fıtratları gereği bilime ve teknolojiye değil, öbür dünyaya yatırım yaptılar. AKP elitleri bu dünyada cenneti yaşarlarken yoksulları öbür dünyada ki cennete hazırladılar!  Çeyrek yüzyıl sonra Türkiye’de gelir dağılımı bozuldu, buna enflasyonu dünyada en yüksek  olan dört ülkeden biri  olması  eklenince  Türkiye dünyanın en kötü gelir dağılımına sahip olan bir ülke oldu. ( Nüfusun %20 mal ve hizmetlerin %80’ne sahip) Dışarıdan para gelmeyince,bilim ve teknolojiye yatırım yapılmadığından dolayı katma değeri yüksek ürünler üretlemedi ve ihraç edilmedi. Bir de buna yolsuzluklar ( Yolsuzluk endeksinde 180 ülke arasında Türkiye 107. sırada) eklenince  Türkiye tarihinin görmediği  krizden de öte çöküşe sürüklendi.  Nüfusun %80’i açlık ve yoksulluk sınırın altında bir yaşama mahkum edildi. Sadece ekonomi değil ahlak ve etik değerlerde çöktü. Öte yandan hukuk devleti de ortadan  kalktı, ( Hukuk devleti endeksinde Türkiye 142 ülke arasında 117 . sırada) muhalefete düşman hukuku uygulanıyor.     Gazeteciler, Belediye başkanları,muhalefet liderleri, sendika başkanları, tutuklanıyor ve TÜSİAD başkanını polis eşliğinde gözaltına alınıyor. Ana muhalefet partisi CHP’nin kurultayı şaibe var diyerek iptal edilmek isteniyor. Tüm bunlar düşman hukukunun uygulandığının  göstergeleri … Türkiye’yi fakirleştirdiler . Şimdi bu tabloya itiraz edenleri dövüyorlar.   
Ezcümle; Siyasal İslamcılar artık rıza üreterek Türkiye’yi yönetemiyorlar. İktidar sahiplerinin doğrudan emek mücadelesine ve toplumsal muhalefet başta olmak üzere siyasal alana saldırmalarının arkasında bu yatıyor. Bu saldırıları sürdürecekleri açık, çünkü önlerinde başka bir çıkış yolu yok!  Normal koşullarda yapılacak bir seçimi kazanamayacaklarını kendileri de biliyorlar. Bütün bu gelişmeler baskın bir erken seçimin habercisi . Bu koşullarda Türkiye’yi bir erken seçime götürerek kazanacaklarını düşünüyorlar.  Türkiye bu Otokratik  rejimden kurtulması için başta CHP olmak üzere tüm muhalefet güçleri birleşip iktidar olmaya hazır olmalıdır.


 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum